
Son günlerde oldukça ağır olaylar yaşadık ve toplum olarak zor günlerden geçiyoruz. Bu olaylar hem yetişkinlerin hem de çocukların kolaylıkla atlatabileceği basit şeyler değil ne yazık ki. Şiddetin, ölümün, korkunun ve endişenin yoğun olarak yaşanması durumun ciddiyetini gösteriyor. Her travmada olduğu gibi, durumu en sağlıklı şekilde atlatabilmek için yapılması gerekenler var. Ancak tüm bu olayların var olması yetmezmiş gibi, bizim de hala yapmaya devam ettiğimiz yanlışlarımız mevcut.
Öncelikle büyük kitleleri etkileyen travmatik olaylarda psikolojik sağlığımızı korumak için sakin ve sağduyulu kalabilmek çok önemli. Duyduğumuz, gördüğümüz her şeye inanmamak, kimseyi yargılamamak, öfkemizi kontrol etmek, durumu her yönüyle değerlendirmek, kendimize ve çevremize zaman tanımak gerekli.
Bunları yapabildiğimiz zaman ileride oluşabilecek zararları en aza indirgeyip, kendimizi ve çevremizi olumlu duygulara ve düşüncelere teşvik etmiş olacağız.
Yetişkinler bazı noktalara dikkat ederek, birbirleriyle konuşarak bu durumu en sağlıklı şekilde ve zaman içerisinde atlatabilme becerisine sahipler. Önemli olan, daha bilinçli olmaları. Ancak çocuklar için bu daha zordur. Karıncaya bile zarar vermekten çekinen çocuklarımızın böyle olaylara maruz kalmaları, şiddete yakından şahit olmaları, küçük yaşlardan itibaren ölüm korkusunun ne olduğunu hissetmeleri, bu durumun aslında en çok da onları etkilediğini gösteriyor. Bundan sonrasını düşünerek, yapmamız ve yapmamamız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
Yaşadıklarımız kolay değil, çok zor. Hem ülke olarak, hem de dünya olarak insanlığın zor dönemlerden geçtiğinin farkındayız. Ancak yine de, bize sunulan bu kısa hayatı iyi değerlendirmek, anlamlı hale getirebilmek için çabalamalıyız.
Kötülüklere odaklanarak değil, çocuklarımız için geleceğe umutla bakarak ilerlemeliyiz. Yoksa hayat, hem bizim hem de çocuklarımızın, yaşamaktan memnuniyetsizlik duyacağı bir yer haline gelebilir.
Bundan daha büyük olaylara maruz kalmamayı, her şeyin biraz daha düzelmesini, her gün biraz daha güçlü olmamızı umuyorum..
[2017-04-25]
İnsanlık kadar eski bir duygudur kıskançlık. Biraz araştırıldığında sadece kelime anlamını ifade etmek için bile onlarca tarif yapıldığını görebilirsiniz.
Gündemi çok hızla değişen güzel ülkemizde sürekli yeni gündemler oluşuyor. Gündem sıkıntısı çekmiyoruz ama asıl önemli bir noktayı gözden kaçırıyoruz. Konu ...
Kadınların erkeklerle ilgili olarak sahip olduğu pek çok yargı aslında toplumsal yargılarımızın bir uzantısı.Benzer yargılar erkeklerin düşüncelerinde de olmakla beraber,en yaygın olarak ...
Şiddet pek çok alt boyutuyla neredeyse tüm toplumların ortak sorunu. Fiziksel, sözel, cinsel, ekonomik şiddet olarak ayrı ayrı ele alınan şiddet ...