EN İYİ OLMAK

Amerika'ya ardı ardına dört kez başkan seçilen tek bir adam vardı:
1882-1945 yılları arasında yaşayan bu adam, 39 yaşında yakalandığı çocuk felcinden dolayı yürüyemiyordu. Fakat bu özrü başarı merdivenlerini hızla tırmanmasına engel olamadı. ABD'nin 32'nci başkanı olarak başladığı görevini 35.başkan olarak tamamladı.
Hayli tempolu geçen başkanlık günlerinde, buna İkinci Dünya Savaşı da dahil olmak üzere, onca işin üstesinden gelmesine rağmen, nasıl bu kadar zinde ve dinç kalabildiği sorulduğunda şu yanıtı vermişti:
Beyler! "Şu an ayağının baş parmağını hareket ettirebilmek için iki yıl uğraşan birine bakıyorsunuz." Bu adamın adı Franklin D. Roosevelt’ti.

Bu cesaretinden ötürü her tür engele rağmen adını önce bir ülkenin tarih sayfalarına ve sonra bütün dünyanın tarihine yazdırabilmiştir. Onu o mevkilere taşıyan diğerlerinde olmayan hırsı, azmi, enerjisi, kendine güveni ve zorluklardan yılmayan cesaretidir.
Her toplumda bu türde insanlar vardır, onları herkes tanır, çünkü her ne yapıyorlarsa adlarını o işin en iyisi olarak duyurmuşlardır.

Siyah Amerikalıların en etkili sözcüsü olan eğitimci ve reformcu Booker T.Washington şöyle diyor:
"Başarıyı ölçmek için bir insanın ulaştığı noktaya değil, başarmak için aştığı engellere bakılması gerektiğini öğrendim."

Zengin bir adamın bir fabrika satın alması hiçbir şeydir.Ama parasız bir adamın bir fabrika satın alması çok şeydir.Bir koşucunun 100 metrede birinci gelmesi önemlidir ama engelli bir adamın bir yarışı bitirebilmesi çok önemlidir.
Yarışınız önce kendi içinizde olmalı.Başkalarına karşı değil,başkalarıyla değil,başkaları için değil.
Siz ne yapabiliyorsunuz ona bakın.

En iyi buğday yarışmasına senelerdir katılan bir çiftçi, büyük ödülü o yıl da kazanmıştı. Yarışmayı izleyen gazeteciler, çiftçiden bu başarısının sırrını öğrenmek istediler.
Çiftçi, bu sırrın, kendi buğday tohumlarını komşularıyla paylaşmasında yattığını söyledi.
Gazeteciler bu cevaba çok şaşırdılar:
“Onlar sizin rakibiniz olarak yarışmaya katılıyorlar. Buna rağmen, ne diye tohumlarınızı onlarla paylaşıyorsunuz?” diye sordular.

Çiftçi:
“Neden olmasın?” dedi. “Bilmiyor musunuz: Rüzgâr, olgunlaşmakta olan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu bakımdan, komşularımın kötü buğday yetiştirmeleri demek, benim ürünümün de iyi olmaması demektir. En iyi buğdayı yetiştirmek için, komşularımın da iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor.”

Hayat aslında budur; başkalarıyla paylaşmak ve başkaları için de iyi olanı istemek. İsteyebilmek kadar yüksek bir olgunluk gösterebilmek.

Özellikle ÇOCUKLARIMIZ söz konusu olduğunda bir başka çocuğun da kendi çocuklarımız kadar iyi yetişmesi, iyi eğitim alması, iyi bir ailede büyümesi, insan, vatan, millet sevgisi hissetmesi bu açıdan çok önemlidir. Çünkü çocuklarımız hayatları boyunca herhangi bir yerde,herhangi bir ortamda karşılaşabilirler.

Matematik işlemlerde ARTI ve EKSİ değerlerdeki sayıları çarptığınızda sonuç her zaman EKSİ'dir. Topladığınızda büyük olan değer kazanır.
Sizin çocuğunuzun kazandığı değerlerin her zaman daha büyük olduğundan emin olamazsınız. Karşısındaki insanın eksi de olsa kazandığı değer büyükse kaybeden taraf olabilirsiniz. Bütün yaptıklarımızın kumdan kaleler gibi yıkılmasını istemiyorsak başka çocukların da kendi çocuğumuz gibi iyi yetişmesini sağlamak zorundayız.
'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim' diyen atasözlerimizi unutmadan...
Sahi,çocuğunuzun arkadaşı KİM? 
 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML