TATİL SONRASI UYUM

Tatil Sonrası Uyum

Tatil Sonrası Uyum

Uzun kış ayları boyunca planlarını yaptığınız, hevesle beklediğiniz tatile gittiniz ve sayılı günler çarçabuk bitti, bir hafta on günlük tatilden sonra eve döndünüz. Şimdi ne olacak? Ne işe gitmek istiyor canınız, ne evde kalmak istiyor. Aklınız hala denizde, tatilde, eğlencede.
Evinizi özlemiş olsanız bile bir türlü günlük hayata dönemiyorsunuz. Üstelik sadece siz değil, bütün ev halkı öyle, çocuklar ve eşiniz de hala tatil sonrası ev hayatına alışabilmiş değil.

Merak etmeyin özellikle son yıllarda birçok ailenin, birçok insanın yaşadığı bir sorun yaşıyorsunuz: ‘Tatil Sonrası Adaptasyon Güçlükleri’ ya da diğer deyişle 'Tatil Sonrası Sendromu'

Tatil Sonrası Sendromu, özellikle son yıllarda birçok insanın yaşadığı bir sorun olarak dikkat çekiyor. Tatil köyleri ve her şey dahil sistemiyle sunulan tatil seçeneklerinin bu sendromu artırdığını söylemek mümkün. Zira elini sıcak sudan soğuk suya sokmadan, sadece deniz, kum, güneş ve bolca eğlence anlayışıyla yapılan bir tatilden sonra, eve dönüş kişide sersemletici bir etki yapıyor. En büyük işin, elde tabak yemek seçmek olduğu ve tüm gün suyun verdiği yorgunluğun yaşandığı muhteşem tatil günlerinin ardından eve gelip tekrar eski düzene dönmek, ev işlerine ve işe adapte olmak sanıldığı kadar kolay olmuyor.

Hem yetişkinlerin hem de çocukların günlük hayata dönüşte epey sıkıntılar yaşadığını biliyoruz. Üstelik bu kadar konforlu geçen tatil çok çabuk bitiyor ve biz hem eve dönmenin hem de tatilin bitmiş olmasının verdiği sıkıntıyla baş başa kalıyoruz.

Özellikle çocukları tüm gün haşır neşir oldukları sulardan alıp eve getirmek ve yaz sıcaklarını evde geçirmelerini beklemek işi daha da zorlaştırıyor.

Tatilin ardından yaşanabilecek sıkıntıları aşmanın ya da en azından uyumu kolaylaştırmanın bazı yolları var.
Bunları bilirsek bu dönemi biraz daha rahat atlatmak mümkün olabilir.

Çocukların işinin daha zor olduğunu da kabul etmek gerekiyor. Onlar enerjilerinin en yoğun olduğu yaşlarda özellikle anne babasıyla beraber tüm gün beraber olmanın verdiği huzuru ve eğlenceyi bırakmak istemeyebilir. Tatilin bitmesi belki de en çok çocukları huzursuz edecek ve  aynı aktiviteyi aynı beraberliği arayacaklardır.

Onların eve kapanmalarını beklemek ve buna zorlamak en azından büyük haksızlık olur. Çocuklar için mutlaka sosyal ortamlar yaratmak gerekiyor. Kısa dönemli yaz okulları ya da spor çalışmaları oldukça yararlıdır. Aynı şekilde sanatsal çalışmalar yapabilecekleri etkinlik merkezleri de çocukların yönlendirilecekleri yerler olabilir.

Elbette tatil dönemini sadece boş zaman geçirmek olarak düşünmek yanlış. Dolayısıyla çocukların belki bir yabancı dil kursuna yönlendirilmeleri de uygun olabilir. Bununla birlikte tatilden döner dönmez ders çalışmalarını istemek, test çözmeleri için baskı yapmak ya da hemen bir öğretmen ve dershane çalışmasına başlatmak son derece yanlış olur. Biz yetişkinlerin bile bunaldığı, sorunlar yaşadığı tatil dönüşlerinde çocukların da bu problemi yaşıyor oldukları göz önünde bulundurulmalıdır.

Tatilden sonra eve döner dönmez günlük işlerin içine gömülmek, temizliğe girişmek tatil sırasında topladığınız tüm enerjinin uçup gitmesine yol açar. O nedenle yapılacak işleri yavaş yavaş yapmak ve her gün ufak bir işle günü bitirmek normal hayata dönüşü kolaylaştırabilir. En azından bir hafta  gibi bir sürede ev hayatının düzeni yeni baştan kurulmuş olur. Bir iki günde tüm işi yapmak gibi bir telaşa girmek boş yere gerginlik yaratır ve bu kişiyi ciddi depresyon belirtileriyle yüz yüze bırakır.

Özellikle tatil sonrası iş hayatına uyum sağlamak biraz daha zor olabilir. Ancak bilinen bir şey var ki o da işini severek yapan, işyerinde verimli bir performans sergileyen insanların tatil sonrası sendromu yaşamadıklarıdır.
Hatta işine bağlı insanların uzayan tatil dönemlerinde işini ve evini özlediklerini  dile getirmeleri sıklıkla rastlanan bir durumdur.

Her şeyin ötesinde iş hayatı daha yoğun bir dikkat ve enerji gerektirdiğinden tatil dönüşü hemen işe başlanmaması gerektiğini ısrarla vurgulamak gerekiyor.

Her ne kadar tatil dinlenmek amacıyla verilen bir mola olsa da tatilin de kendi yorgunluğunu getirdiğini biliyoruz. Özellikle suyun insanı çok yorduğu bir gerçek.
Yer ve hava değişiminin getirdiği yorgunluk da apayrı. O nedenle işe dönüşten önce bırakılacak bir iki günlük süreç hem yolun ve tatilin verdiği yorgunluktan arınmak için hem de eve ve günlük işlere uyumu kolaylaştırmak için ihtiyaç duyulan bir süreç oluyor.
Üstelik bu birkaç günlük süreçte arkadaşlarla zaman geçirmek, alışverişe gitmek, çevrede yürüyüşe çıkmak gibi faaliyetlerde bulunmak tatil sonrası ile işe başlangıç arasındaki dengeyi sağlayacaktır.

Tatil sonrası adaptasyonun uzaması halinde durumun fiziksel ve psikolojik bazı rahatsızlıklara yol açabileceğini unutmamak gerekiyor. Çocuklarda tipik uyum sorunlarını andıran baş ve karın ağrıları, zaman zaman bulantı ve kusma, küskün ve bıkkın ruh hali görülebiliyor. Aynı şey hemen hemen bir yetişkinde de görülebiliyor.
Bu depresif ruh hali kısa sürede aşılamazsa gerçekten de depresyona kadar gidebilir. Uzayan tatil sonrası uyum sıkıntıları varsa, birkaç içinde de durum düzelmiyorsa bir uzman görüşüne başvurmak ve gerekirse terapi görmek son derece yararlı olur.

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML