ARA KARNELER

Ara Karneler

Ara Karneler

ARA KARNELER

Çocukları okula giden anne babalar olarak heyecanlı bir dönem yaşadık. Bir eğitim yılının yarısını bitirdik ve çocuklarımız karnelerini aldı. Karne meselesi, neredeyse okullaşmaya beraber başlamış ve bütün modern gelişmelere karşın ısrarla bizim için sorun olmaya devam ediyor. Bizim için kelimesini özellikle seçmiş bulunuyorum. Çünkü karne aslında çocukların sorunu olması gerekirken biz anne babalar onlardan daha çok bu karne konusuna takılmış olduğumuzdan karne dediğimiz şey neredeyse ulusal bir önem kazandı. Önemli midir? Evet önemlidir. Ancak ölüm kalım meselesi değildir. Karne, bir döneme ait başarı belgesidir, o kadar! Çocukların zeka seviyesini değerlendirmez,  geleceklerini belirlemez. Geçmişte (ben de dahil) karnesi kırık notlarla dolu pek çok insan bu gün son derece başarılı şekilde iş hayatlarını sürdürüyorlar. Demek ki gerçekten hayati bir önemi yok ve olmamalı da.

Üstelik bizim toplumumuza özgü çok ilginç bir tutum belirlemişiz. Genel yapımız olumsuzluklara odaklanmak,  olumsuz motivasyonla çocukları hatta çevremizdeki insanları doğru yola yönlendireceğimizi sanıyoruz. Diyelim ki çocuğumuzun karnesinde iki zayıf not var,  ya da belki daha fazla. Biz iyi olan notları görmezden geliyor, zayıf olan notlara odaklanıyoruz.  O iki üç not için yapmadığımızı,  demediğimizi bırakmıyoruz. Peki, neden iyi olanları takdir etmiyoruz?
Zayıf olan birkaç not için bu kadar söyleniyorsak, iyi olanlar için kat kat fazla övgü sözleri kullanmalıyız. Peki böyle mi davranıyoruz?  Elbette hayır!
 Abartılı cezalar, haklarını elinden almalar, 15 günlük tatili çocukların burnundan fitil fitil getirmeler gibi olabilecek en yanlış yollarla sözde çocuğumuzu ikinci döneme hazırlıyoruz.  
Hoş, buna kendimiz de inanmıyoruz ama galiba toplumsal bir alışkanlık olarak böyle bir tutumumuz var.

Karne, çocuğun o dönemdeki performansını gösterir ve asla bir sonraki gün ne olacağının ifadesi değildir. Lütfen gereğinden fazla abartmayın.  Abartma demişken, yine ipin ucunu kaçırdığımız bir başka konuya değinmek isterim.
Başarılı dediğimiz karneler için çocuklara vaat ettiğimiz hediyeler de işin bir diğer yönü. Bir çocuk görevi olan okula gittiği için, görevi olan derslerini çalıştığı için, görevi olan geçer notları aldığı için neden ödüllendirilir? Neden ailenin bütçesini zorlayan hediyeler alınır?
Hatta bu iş o kadar abartılı bir hale gelmiştir ki, çocuklar aileleri ile ciddi pazarlıklar yapar oldu. Peki neyin karşılığında? Yani yapması gerekenleri yaptığı için neden hediye almak zorundayız? Mesela siz işinizi iyi yaptınız diye, işe zamanında gidiyorsunuz diye ya da satış yapıyorsunuz, müşteri kazanıyorsunuz diye ödül alıyor musunuz iş yerinizden? Elbette hayır!
Ne zaman ödüllendiriliyoruz peki?
İşinizi olması gerekenden daha iyi yaptığınızda teşvik primi olarak, o da bazı kurumlar tarafından ödüllendirilirsiniz. Demek ki çocuklar için de aynı olmalı. Çocuğunuz, yapması gerekenden daha fazla bir emek ve enerji harcamışsa, okul tarafından da takdir, teşekkür almışsa, siz de küçük hediyeler alabilirsiniz. Geçer notlar aldığı için ödül vermek bir süre sonra bu durumu ticari bir hale getirir ve çocuğunuz sürekli olarak sizden bir şeyler ister hale gelir. Oysa hediyenin amacı bu değildir, çocuğu davranışını tekrar etmesi ve olumlu bir alışkanlık olarak yerleşmesi için teşvik etmektir.
Ve hak etme bilinci kazanmadan ona alacağınız hediyeler, amacının dışına çıkan ürünler olmaktan öteye gitmeyecektir.

Çocuğunuz ne yapıyor olursa olsun, binlerce liralık cep telefonları, tablet bilgisayarlar gibi bütçenizi de oldukça zorlayacak hediyeler alınmamalıdır. Çocukların masumiyetini de yok edersiniz. Çocuğunuza sadece karnesi iyi diye bu kadar büyük bedelleri olan hediyeleri almak çok yakın zamanda, artık ne alırsanız alın mutlu olamayacak bir çocuk yaratmak demektir.
İsteklerini erteleyemeyen, bekleyemeyen, hayır cevabını kabul etmeyen çocuklar istiyorsanız her karneye abartılı hediyeler almaya devam edin.
Ya da birkaç kırık not için yine çok abartılı tepkiler vermeye devam edin.
Bu dönemler gelip geçecek, yavrunuz büyüyecek. Okul ve öğretmenleriyle ilgili anılarını anlatırken siz bu anıların iyi tarafında mı, kötü tarafında mı yer alacaksınız? Sizi gülümseyerek mi hatırlayacak, öfke ve acıyla mı? Her karne döneminde gazetelerin 3. Sayfalarına konu olan üzücü haberlerin konularından birinin sizin, komşunuzun, yakınlarınızın çocuğu olmayacağının garantisi var mı?

Karne dönemsel bir belgedir, her dönem değişebilir. Çocuğunuzun hayatında değişmeyecek olanlar ise sizsiniz. Lütfen sevginizi belgelerle ölçmeyin. Hiçbir şeyle değişmeyin.

Mutlu bir yarı yıl dileklerimle

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML