ÇOCUKLARI İKNA YÖNTEMLERİ / ÇOCUKLARDA İNAT

Çocukları ikna yöntemleri

Çocukları ikna yöntemleri

Çocukların psikososyal gelişim aşamalarına bakıldığında en kritik yaşlar,1,5 ile 3 yaş arasıdır. Bu yaşlar çocuğun bir birey olma yolunda attığı ilk adımların da başlangıcıdır. Gelişim uzmanları  bu dönemi ‘inat çağı’ olarak da adlandırmaktadırlar. Bu dönemin nasıl sonuçlanacağı da tamamen ebeveynlerin tutumuyla şekillenmekte.

Çocuğunuz sizinle inatlaşmaya başladıysa, olur olmaz her şeye direniyorsa sizin için zor bir dönem başlamış demektir. Bu dönem çatışmaların başladığı bir süreç olmakla beraber aslında küçük çocuğunuzun kişiliğinin oluşmaya başladığının da göstergesidir. Artık benliğinin farkına varan, birey olarak bağımsızlığını kazanan çocuğunuz aslında size ‘ben de varım, farklıyım, kendi duygu ve düşüncelerim var’ demektedir.

Bu inatlaşma döneminde 'hayır' demenin yarattığı etkiyi keşfeden çocuk olur olmaz her şeye hayır demeye başlar. Ayrıca istediğini yaptırmanın yöntemlerini de bu dönemde öğrenir. Bunun bir süreç olduğunu unutmamak gerekir. O ana kadar uyguladığınız disiplin yöntemlerinden vereceğiniz en küçük bir taviz, küçük çocuğunuzun da tutarsız davranışlar geliştirmesine yol açacaktır. Unutulmaması gereken kural; o nasıl davranırsa davransın geçerli olan disiplin kurallarını aynen devam ettirmektir. Bazı durumlarda esnek olabilmek ve çok katı olmamaya özen göstermek gerekir elbette. Ancak her hayır dediğinde ve inatlaştığında kuralların değiştiğini veya uygulanmadığını gören çocuk bir dahaki sefere daha inatçı bir davranış tutumu geliştirebilir.

Her zaman olduğu gibi çocukla konuşmak ve onu ikna etmek önemlidir. Ancak ikna etmek için geçerli nedenlerinizin olması gerekir. Sadece o an siz öyle istediniz diye bir davranışı yapmasını veya yapmamasını istemeniz sorunun daha büyümesine yol açacağı gibi size her koşulda karşı çıkmasına da neden olabilir.

Çocuğunuzla yaşadığınız çatışmaları çözmenin çok önemli ve sihirli bir kuralı vardır: Kazan-kazan kuralı. Burada tarafların her ikisi de kazanacağı için sorun daha sorun haline gelmeden çözümlenir.

Uyguladığınız ikna yöntemleri ne olursa olsun öncelikle ona saygı göstermek ve şartları eşitlemek zorundasınız. Çocukla konuşurken onunla aynı göz hizasına gelmek önemlidir. Aynı şekilde ona dokunmak, elinden tutarak konuşmak onu dikkate aldığınızı ve onu dinlediğinizi göstermekte ve daha baştan anlaşma kapılarını açmaktadır.

Akşam saat 9 da yatırdığınız çocuğunuz yatmamak için direniyorsa önce bunun sebebini sormalısınız. Belki babasıyla ve sizinle biraz daha vakit geçirmek istemiştir. Belki gerçekten uykusu gelmemiştir. Ya da kendine göre haklı başka nedenler ileri sürebilir. Unutmayın çocuğunuz kurulu saat düzeneğiyle çalışan bir robot değildir. Bu durumda esnek davranmak yararlı olabilir. Ona ‘peki bir anlaşma yapalım. 15 dakika daha oturmana izin veriyorum ama saat 9.15 olduğunda yatacaksın’ diyebilirsiniz. Ancak burada zamanı saatin üzerinde göstererek anlatmak gerekir. Böyle bir anlaşma sonrası şaşırtıcı bir şekilde çocuğunuzun saati izlediğini göreceksiniz.

Burada çocuk biraz geç yatmakla, anne de yatma kurallarını bozmamakla kazanmıştır. Söz konusu olan sadece biraz esnek davranmaktır.

Çocuklar her şeyi bilmek ve öğrenmek isterler. O nedenle küçük yaş grubu çocuklarının her cümlesi ’neden?’ sorusuyla başlar. İşte bu nedenleri doğru açıklayabilirseniz inatlaşma ve çatışmaların önüne geçmek mümkün olabilir.

Soğuk havada kısa kollu ve yazlık bir kıyafet giymek isteyen çocuğa havanın soğuk olduğu, üşüyüp hasta olabileceği, karnının ağrıyacağı, öksüreceği gibi açıklamalar getirmek yararlı olur. 1 yaşındaki küçük bir çocuk için bile bu geçerlidir. Açıklama yaptığınızı gören çocuk ona önem verildiğini ve bir şeylerin anlatıldığını anlar ve inatlaşmaktan vazgeçer. Ayrıca 'hayır olmaz' deyip kestirip atmak yerine çocuğunuza seçenekler sunmanız gerekir. ’Bak bu kısa kollu ve ince bir bluz, bunu giydiğinde üşüyüp hasta olabilirsin, onun yerine bu uzun kollu bluzu giyersen üşümezsin, bu da diğeri gibi pembe’ denilebilir. Ya da farklı birkaç kıyafet gösterilerek bunların arasından seçmesi istenebilir. Kararı kendisinin vereceğini ve seçenekleri olduğunu görmek onu mutlu eder ve çatışma biter.

Yemek yemek istemeyen bir çocuğa ‘önce hangisinden yemek istersin, bezelye mi, makarna mı?’ diye sormak,’bu yemekleri yemek zorundasın ama önce hangisini yiyeceğine sen karar verebilirsin’ demenin basit ve etkili yoludur.

Ya da sadece makarna yemek isteyen bir çocuğa ‘bezelyeyi yedikten sonra makarna yiyebilirsin’ demek de bir seçenek sunma yöntemidir.

Ancak bazı durumlarda çocuğun inadını kırmak ve istenileni yaptırmak mümkün olmaz. İnat eden çocukla tartışmak veya bir şeyleri kabul etmesi için azarlamak, kızmak yarar sağlamaz. Onu sadece o an için sindirebilirsiniz. Bazen bu bile olmaz ve durum giderek içinden çıkılmaz bir hale dönüşür. Öfke patlamaları yaşayabilir. Böyle gergin anlarda taraflardan biri, yani siz susmalısınız. Onu sakinleştirmeye çalışmak da fayda etmeyebilir. Yalnız bırakmak ve kendi kendine sakinleşmesini beklemek doğru davranıştır. Öfkelenen, inatlaşan çocuğunuz ağlarken ona şunları söylemek çok etkili olacaktır.

‘Kızgın olduğunu biliyorum, ağlaman bitince ve sakinleştiğinde konuşalım, odana git ve orada ağla, çünkü bu seslerden rahatsız oluyorum ve sinirleniyorum.

Gerçekten de ağlayan, bağırıp çağıran çocuğunuza bunları söylemeli ve kararlı olmalısınız. Böylece çocuğunuz bütün bu tepinmelerin ve inatlaşmanın sizi etkilemediğini ve bu şekilde isteklerini yaptıramadığını fark edecek ve davranışını değiştirecektir.

Sakinleştiğinde de konuşmalı ve onu dinlemelisiniz.

Tüm bu aşamalarda kararlı olmak, her inatlaşma ve çatışmada aynı tutarlılığı göstermek  gerekiyor.

Burada çocuğunuzla konuşurken yaklaşımınız ve kullandığınız dil de önemli bir faktördür. Önerilen yöntem ‘Ben Dili’ni kullanmaktır. Bu yöntemde ‘Beni sinirlendiriyorsun’ yerine ‘şu an ben de kızgınım’ demek daha doğru olur. Çocuğun davranışını hedef göstermeden sadece durumdan rahatsız olduğumuzu ve kendi duygularımızı ifade etmesi açısından çözümü kolaylaştırır.

İstediğini yaptırmak için ağlayan, kendini yerden yere atan çocuğunuza karşı gösterdiğiniz tepkinin, çocuğunuzun gelecekteki davranış biçimini belirleyeceğini unutmayın. Kişiliğinin yapı taşlarının oluştuğu bu inatlaşma dönemleri aslında onun artık bir birey olarak sosyalleştiğinin de önemli göstergesidir. Bu dönemde çocuğu azarlamak, duygu, düşünce ve isteklerine önem vermemek, gelecekteki yaşamında iki farklı karakter gelişimine yol açabilir.

Ya başkalarının her istediğini yapan ve kolay etki altında kalan bir insan olur ya da uyumsuz, çatışmacı, sürekli isteklerinin yapılmasını talep eden, bencil ve sorunlu bir birey olur.

Davranış biçiminiz çocuğunuzun da davranış biçimini ve karakter özelliklerini belirler.

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML