ÇOCUKLARDA TUVALET EĞİTİMİ

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Çocuklarda Tuvalet Eğitimi

Çocuklarda tuvalet eğitimine başlamak için belirlenmiş kesin bir yaş yoktur.Kesin olan tek şey; çocuğun yeterli bedensel ve bilişsel olgunluğa ulaşmasını beklemektir.Bu olgunluğa ulaşmamış çocuklara verilecek tuvalet eğitimi, eğitimden çok zorlama olacaktır.Yetişkin yaşlarında karşılaşılan çeşitli davranış sorunlarının en yaygın nedeni de bu zorlamalardır.
Kalıcı bir tuvalet eğitimi için çocuğun, yeterli düzeyde kas kontrolüne sahip olması gerektiğinden eğitim verilirken kesinlikle zorlama ve baskı yoluna gidilmemelidir.Aksi taktirde çocuklarda ileri yaşlarda alt ıslatma, uyum ve davranış bozuklukları görülebilir.
Ancak yine de bu eğitime başlamanın mümkün olabileceği düşünülen yaş aralıkları vardır.
20 aylık bir çocuğun fiziksel olarak tuvalet eğitimine hazır olduğu söylenebilir.Bazı çocuklar yeterli olgunluğa 18 ay civarı ulaşırken bazı çocuklar için bu iki yaş civarı olabilir.
Tuvalet eğitimine başlamayı düşünen ebeveynler açısından çocuktaki davranışları gözlemlemek ve doğru değerlendirmek önemli ip uçları verir:

• Çocuk, tuvalet ihtiyacını daha uzun aralıklarda gidermeye başlamışsa
• Birkaç saat süresince bezi kuru kalabiliyorsa
• Altı kirlendiğinde rahatsız oluyorsa
• Kendini ifade edebiliyor ve basit talimatları anlayabiliyorsa
• Belli sürelerle ve sıkılmadan oturabiliyorsa
• Tuvalet ihtiyacı duyduğunda bunu mimikleriyle, duruşuyla veya sözel olarak ifade etmeye başlamışsa, çocuğun yeterli kas kontrolünü kazandığı düşünülebilir.

Tuvalet eğitimi, diğer eğitimlerden farklı bir şartlanma sistemidir.Bu eğitimle çocuk bedeninin kontrolünü beyni vasıtasıyla gerçekleştirecektir.Bu nedenle, zihinsel olgunluk da bedensel olgunluk kadar önemlidir.
Tuvalet eğitimine başlamaya karar vermek eğitimin kendisi kadar önemlidir.Bir kez başlanmalı ve yap boz tahtası gibi bırakılıp tekrar başa dönülmemelidir.
Çocuğa tuvalet alışkanlığı kazandırmanın temel kuralı kararlı olmaktır.Eğitim sırasında karşılaşılan sorunların asıl kaynağı ebeveynlerin yanlış tutumlarıdır.Aileler, gün içinde çocuklarına bez bağlamazken geceleri bez bağlayarak uyutmaktadırlar. Gerekçe olarak da bu alışma döneminde çocuğun uyku düzeninin bozulmasını gösterirler.Oysa bu şekilde başlanmış tuvalet eğitiminin çocuğa verdiği mesaj şudur:Gündüz altına yapmamalısın ama gece yapabilirsin.Bu mesajı alan ve böyle şartlanan çocuğa kalıcı ve doğru tuvalet alışkanlığını kazandırmak neredeyse imkansız hale gelir.Gündüz temiz kalmaya alışmış çocuğa ikinci bir eğitimle gece de temiz kalması gerektiğini öğretmek çocuk için kafa karıştırıcı ve zorlayıcıdır.
Halbuki eğitime gece ve gündüz temiz kalmak amacıyla tek bir aşamada geçilmelidir.
Ebeveynler için gece çocuğu tuvalete kaldırmak, uykusunu açmak zordur ama sistem bir kez oturduktan sonra hiç sorun yaratmadan düzene girer.
Tuvalet eğitimine geçerken işleri kolaylaştırması açısından dikkat edilmesi gereken bazı kurallar vardır. Yatmaya hazırlanan çocuğa çok sulu gıdalar vermemek, aşırı hareketliliği engellemek ve uykudan önce tuvalet ihtiyacını gidermek önemlidir.Ayrıca, gece belli bir saatte çocuğu tuvalete kaldırmak gerekir.
Örneğin; saat 21.00’de uyumuş olan çocuğu gece 12.00 – 01.00 sıralarında tuvalete kaldırmak ve mutlaka uyanık olmasını sağlamak şarttır.
Ebeveynler, çocuğun uykusunun kaçacağını ve uyumakta zorlanacağını düşünebilirler.Ancak bu tamamen yanlış bir inanıştır.Herhangi bir sağlık sorunu olmayan çocuklar çok çabuk derin uykuya geçebilirler.
Dikkatli aileler, çocuk uyumakta iken tuvalet ihtiyacının olup olmadığını iyi bir gözlemle fark edebilirler.Böyle bir durum söz konusu olduğunda uyuyan çocuk huzursuzlaşır, çok sık kıpırdar, yatakta döner.Bu tarz bedensel ifadeler önemli ip uçlarıdır ve tuvalete kaldırmak için uygun anlardır.
Her şeyin ötesinde tuvalet eğitimi gerçekten sabır ve emek isteyen bir iştir.Bu eğitimin gereklerini hemen yerine getirmesini beklemek çocuk açısından ciddi bir baskı olacağından aileler teşvik,küçük ödüller türü her çeşit pekiştirmeyi kullanmakta özgürdürler.Ancak asla kızmamak,işi aceleye getirmemek,çocuğu kınamamak konusunda olabildiğince dikkatli davranmak gerekir.Unutulmamalıdır ki çocuk ilk ciddi eğitimini tuvalet eğitimi olarak almaktadır ve hemen hemen bedeninin bütün işlevleri işin içindedir.Dikkatini toplamak, vücudundan gelen sinyalleri önce anlamlandırmak sonra da değerlendirmek,bu sinyallere göre tepki vermek ve ebeveynlerden yardım istemek gibi çok karmaşık bir işlemler zincirini öğrenecektir.Hem zihinsel hem de bedensel olarak bir kontrol sağlama mekanizmasını oturtmaya çalışmak göründüğü kadar kolay değildir.O nedenle altını ıslattı diye çocuğunuza kızıp bağırmadan önce bu karmaşık sistemi bir kez daha düşünmelisiniz. Unutmamalısınız ki bu alışkanlığı kazanırken kuru kaldığı her an aslında ödüllendirilmesi gereken bir zaferdir.
Bir diğer konu da tuvalet eğitimi sırasında kullanılacak malzemelerin seçimidir.Bu seçimi mümkünse çocukla beraber yapmak ve onun beğendiği renk ve model seçimine dikkat etmek gerekir.Aileler ve çocuk açısından getirdiği kolaylıklar göz önüne alındığında klozet üzerine oturtulabilen merdivenli çocuk klozetleri çok işlevseldir. Çocuk kendi kendine çıkabilir, pantolonunu indirip kendi başına oturabilir.Bu açıdan sadece anneye bağımlı olmadığından önemli bir iş başarmanın verdiği mutluluk duygusunu da yaşamaktadır.
İşi kolaylaştıracak bir diğer yöntem, bu eğitim sırasında çocuğun gözlemleyeceği uygun bir model sunmaktır. Bu model anne ya da baba veya abi abla gibi aile bireyleri olabilir ama model olacak kişi mutlaka çocukla aynı cinsiyette olmalıdır.Çocuk modelle beraber tuvalete gitmeli ve onu izlemelidir.Bu gözlem, sözle anlatılamayacak pek çok talimatı anlamasını kolaylaştıracaktır.Çocuklar, gördükleri değişik davranışları yapma eğilimindedirler.
Dolayısıyla böyle bir modellemenin ardından hevesle aynı davranışı yapmak isteyecektir.
Bezi bıraktırmadan önce çocukla alış verişe çıkmak, cinsiyetine göre seveceği renkli, desenli iç çamaşırları almak çocuğu da işin içine katacağından onun için teşvik edici olacaktır.
Aynı şekilde bez ilk defa çıkarıldığında ve çamaşırlar ilk kez giyilmeye başlandığında bu eğlenceli bir tören haline getirtilmelidir.Yakın aile bireyleriyle olay paylaşılmalı,çocuğun yanında onu özendirecek ve heveslendirecek bir dille anlatılmalıdır.Çocuğa artık abi/abla olduğunu söylemek, kirli bezlerle dolaşmaktan kurtulacağını, aynı annesi/babası gibi büyüdüğünü ifade etmek önemlidir.
Tuvalet eğitimi sırasında ortamdaki psikolojik şartlar da dikkate alınmalıdır.Bu eğitime başlandığı sırada aileye katılan yeni bir kardeş, anne baba arasındaki sorunlar, ayrılıklar,çevre değişimi, kreşe başlamak gibi faktörler çocukta olumsuz etkilere sebep olacaktır.
Aynı şekilde, eğitime erken başlamak ya da 4 yaş ve sonrasına bırakmak yanlış bir tutumdur.
Erken başlanmamalıdır çünkü çocuk yeterli kas kontrolünü kazanmış olsa dahi zihinsel olgunluğa henüz ulaşmamış olduğundan neyi niçin yaptığını anlayamaz.
Bu da çocukta ters tepkiye yol açarak eğitimi reddetmesine ve işlerin çıkmaza girmesine neden olur.Bu alışkanlığı kazandırmak çok uzun bir zaman alır.
Eğitim için çok geç de kalınmamalıdır.Çünkü, uzun dönemde kabızlık, altına kaçırma gibi fiziksel sorunlarla davranış ve uyum problemleri ortaya çıkabilir.
Ailenin bu konuyu eğitimden daha çok çocuğu baskı altına alarak bir sorun haline getirdiği durumlarda çocuk özellikle direnç geliştirerek altına kaçırmaya başlayabilir.
Tuvalet eğitimi, aynı zamanda bir disiplin eğitimi olduğundan, ciddiye alınmalı ama baskı ve zorlama olmamalıdır.
Bazı durumlarda bu eğitimi vermek ciddi bir sorun haline gelebilir.Gündüz kuru kalabilen çocuk gece ısrarla altını kirletmeye devam edebilir ya da hem gece hem gündüz aralıklarla alt ıslatma sürebilir.Burada farklı yöntemler uygulamak gerekir.
Bilinen en geçerli yöntem,takvim yöntemidir.Bu yöntemde çocuğu da işin içine aktif olarak katmak ve ödüller kullanmak esastır.
Anne ve babayla birlikte çocuğun renkli boya kalemleri kullanarak bir takvim yapması ya da onun da ilgisini çekecek hazır takvimlerden alınması sağlanabilir.
Burada işleyiş bulutlu ve güneşli günleri simgeleyen özel yapışkanlı etiketler kullanılarak takvimde işaretlemeler yapılması yöntemine dayanır.Uygulamaya başlamadan önce çocuğa bu oyun anlatılarak onun da katılımı teşvik edilmeli ve gerçekten de bir oyun haline getirilmeli.
Gündüz tamamen kuru kalmayı başaran çocuk güneşli etiketi takvimde o günü belirten yere yapıştırır. Aynı şekilde gece boyunca kuru kalmışsa sabah olduğunda güneşli etiketi yine o günü ifade eden yere yapıştırır. Kuru kalmayı başaran çocuğa önceden belirlenmiş ödüller verilmelidir. Bu davranışı kalıcı olarak kazanmasında ödüllendirmek önemli bir pekiştireçtir. Ancak kuru kalmayı başaramamış ise bu defa bulutlu etiketlerden birini o günün üzerine yapıştırır. Bu çocuk açısından üzücüdür ama aynı zamanda psikolojik olarak kendini kontrol etmeyi öğrenmesini kolaylaştıracaktır. Aile altını ıslatan çocuğa asla ve asla kızmamalı ve bu davranışından ötürü kınamamalıdır. Durumun aslında normal olarak karşılanması çocuğun kendini rahat hissetmesini de sağlar.Öte yandan aile çocuk altını ıslatmadığı zaman tam tersine ödüllendirmeli o gün o çocuğun istediği bir aktivite yapılmalıdır. Çocuk eğitiminde temel kural olumsuz davranışları vurgulamamak ve üzerinde durmamak ama olumlu olan her davranışı ödüllendirmektir. Ödüllendirmekten kastedilen mutlaka maddi bedelleri olan şeyler değildir. Beraber bir oyun oynamak, birlikte parka gitmek, renkli balonlar, kalem, kitap gibi küçük sürprizler büyük etkiler yapar.
Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu bir başka sonuca göre ailenin ilk çocuklarında alt ıslatma daha sık görülmektedir.Özellikle erkek çocuklarında görülme sıklığı daha fazladır ve yaş olarak 9 – 10 yaşlara kadar uzayabilmektedir.Tüm bunların dışında çocukların 5 yaşına kadar alt ıslatma sorunu yaşadıkları ve bunun da sürekli olmadığı durumlarda normal karşılanması gerektiği unutulmamalıdır.
Çocuk tuvalet alışkanlığını kazandıktan sonra ve her şey normal giderken geri dönüşler yaşanabilir.Bu durumda ortamdaki stres faktörleri gözden geçirilmeli ve sorunun nereden kaynaklandığı doğru saptanmalıdır.
Bazen, ortada hiçbir neden yokken olabilen bu geri dönüşler çocuğun ilgi çekme ihtiyacından veya anneye daha yakın olma isteğinden kaynaklanabilir.Tuvalet alışkanlığını kazanmış bir çocuk, birçok ihtiyacını kendi başına giderebilir ve artık bağımsız hareket edebilir.Bu nedenle ailelerin eskiye oranla aşırı koruyuculuğu, kontrolü ortadan kalkmıştır.Artık pek çok şeyi kendi başına yapabilme becerisini kazanması aslında çocuğun özgürleşmesi anlamına da gelmekte ve ebeveynlerin ilgisi giderek başka yönlere kaymaktadır.
Çocuk bu ilgi eksikliğini fark ettiği zaman tekrar bebek gibi davranarak kaybolan ilgiyi üzerinde toplamak ister.Bu geri dönüşler sırasında,yine sabırlı, kararlı ve ilgili olunmalıdır. Çocuk bu yolla hala sevildiğini ve değer verildiğini bilmek ister.Biraz daha ilgi,birlikte yapılan küçük oyunlar onu rahatlatacak ve bu dönemler çok fazla sorunla karşılaşılmadan atlatılacaktır. Ortada gerçek bir sorun yoksa, bunlar küçük kazalar ve geçiş dönemleri olarak görülmelidir.Ancak, bazen gerçekten de fiziksel nedenlerden kaynaklanan alt ıslatmalar görülebilir.Bu fiziksel sorunları eğitim sırasında karşılaşılan ve normal olan alt ıslatmalarla karıştırmamak için dikkatli olmak gerekir.Bu açıdan uzayan tuvalet eğitimleri önemlidir. Bütün çabalara ve aradan geçen uzun sürelere rağmen hala kalıcı bir tuvalet alışkanlığı kazanamamışsa başka organik sebepler düşünülmelidir. Sindirim ve boşaltım sistemlerinden kaynaklanan pek çok sorun bu dönemlerde anlaşılamadığında ilerde ciddi problemler olarak ortaya çıkabilir.
Tuvalet eğitimi sırasında ihmal edilmemesi gereken bir diğer konu bu eğitimle beraber temizlik alışkanlığını da kazandırmaktır.Aynı şekilde tuvaleti kullanmayı öğretmek de bu eğitimle beraber kazandırılacak bir alışkanlıktır.Tuvalet kağıdını kullanmayı öğretmek,sifonu çekmeyi göstermek,ellerini yıkamasını sağlamak gibi işlemler bir bütün olarak verilecek eğitimi oluşturmaktadır.Çocuklar bilindiği gibi suyla oynamayı severler.Bu ilgileri doğru kullanıldığında tuvalet alışkanlığını kazandırmak daha kolay ve zevkli bir oyun haline dönüştürülebilir.Tuvalet ihtiyacını giderdiği her sefer suyla, sabunla oynamasına izin vermek çocuğun isteyerek ve severek tuvaleti kullanmasını sağlar.
Doğru ve kararlı bir eğitimde çocuk, kısa bir süre sonra bu alışkanlığı kazanacaktır.Arada küçük kazalar olsa bile genel olarak gün içinde ve gece uzun sürelerle kuru kalmayı başarabilmelidir.Ancak, ısrarla altına kaçıran bir çocukta başka fiziksel ya da psikolojik sorunlar olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve konuyla ilgili uzmanlardan yardım istenmelidir.Bir sorun varsa bile bunun erken yaşlarda fark edilerek tedavi edilmesi
çocuk ve aileler açısından ileride sorun yaşamamaları bakımında çok önemlidir.
Bilinmelidir ki çocukların çoğu, ilk 4 – 5 yıl içinde tuvalet eğitimiyle ilgili olarak az ya da çok sorun yaşar ve yaşatırlar.Eğer bir sağlık sorunu söz konusu değilse sabırlı, ilgili ve sevecen bir yaklaşımla tüm sorunlar halledilebilir. 
 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML