ÇOCUKLAR VE ZOR SORULARI

Çocuklar ve Soruları

Çocuklar ve Soruları

Çocuklarımız; doğumlarıyla beraber hayatımızı tamamen değiştiren ve küçücük varlıklarıyla kocaman boşlukları dolduran yaşam enerjilerimiz.
Onlar bize, evrenin,doğanın, hayatın ve Tanrı’nın muhteşem armağanları. Çocuk sahibi olduğumuz için bir anda anne-baba statüsüne yükseliriz. Onları büyütürken olumlu ya da olumsuz bir çok duygu ve olay yaşarız. Ebeveyn olmak kolay bir şey değildir ve hangi durumda nasıl davranılması gerektiğini de kesin olarak bilmek mümkün olamaz. Çocuklarımızı yetiştirirken ve eğitirken genellikle el yordamıyla yolumuzu bulmaya çalışırken özellikle çevremizdeki insanların deneyimlerinden yararlanmaya dikkat ederiz. Bizler de genellikle kendi ailelerimiz tarafından bize öğretilen ve anlatılanları uygulamaya çalışırız. Tecrübeler sonucu elde edilen deneyimler elbette ki çok önemlidir. Ancak her zaman doğru yöntemler olduğunu söyleyemeyiz.
Gelişen ve değişen zamanla birlikte hayatımızı da değiştiren teknoloji sayesinde daha rahat ve kolayca ulaştığımız yeni bilgiler, bir çok şeyi öğrenmemizi de kolaylaştırmış durumda. Artık her tür araştırma ve yenilikten neredeyse anında haberdar oluyoruz.

Modern çağın bize sağladığı bütün bu kolaylıklar ve yenilikler sonucu çocuklar daha hızlı gelişiyor, daha kaliteli eğitim alıyor ve aileler de çocuk yetiştirme konusunu daha ciddiye almış görünüyor.
Çocuk yetiştirmek gerçekten de dünyanın en zor işi, ebeveynlik de en zor mesleği. Duruma bu açıdan bakınca aslında anne baba olmak demek bir çeşit mühendis olmak demek: İnsan Mühendisliği.
Kendi küçük ama getirdiği sorumluluğu çok büyük olan çocuklarımızı sağlıklı, güvenli, bilinçli ve donanımlı bir birey olarak yetiştirmek istiyorsak elimizdeki saf hamuru nasıl şekillendireceğimizi bilmek durumundayız. Bunun için de çocuklarımıza karşı dürüst, açık, samimi ve tutarlı olmak, sorularına da doğru ve net yanıtlar vermek zorundayız.

Çocuk sahibi olan anne ve babaları, çocukların yetiştirilmeleri sürecinde belki de en çok zorlayan konu, onlara cinselliğin nasıl anlatılacağıdır. Hemen hemen bütün kültürlerde ve toplumlarda neredeyse bir tabu haline gelmiş cinsellik, ister kız, ister erkek olsun çocuklara açıklamakta anne babaları oldukça zorlayan bir sorun haline gelebiliyor.

Hayatın ve var oluşumuzun ilk ve en önemli sebebi olan cinsellik ve seks yetişkin bireyler arasında bile zaman zaman can sıkıcı bir konu olmakla beraber asıl sorun konuyu çocuklara açıklamakta ortaya çıkıyor.

Anne babalar hangi yaşta, ne kadarlık bir bilgiyi nasıl anlatacakları konusunda maalesef hala tutarlı bir yol bulabildiklerinden emin değiller. Bir çok anne babanın ciddi anlamda zorlandığı, utandığı ve el yordamıyla bir yol bulmaya çalıştığı bir gerçek.

Her şeye rağmen de çocuklara cinselliği anlatmak zorundayız. Üstelik bu konuyu başka yerlerden, yalan yanlış bilgilerle öğrenmeleri yerine anne baba olarak bizden öğrenmeliler. Zorlansak da sıkılıp utansak da cinsellik denilen kavramı anne babalarından öğrenmeleri gerektiği gerçeğini değiştiremiyoruz.
Belki çocukların yaşları büyüdüğünde bazı bilgileri farklı yerlerden ya da kişilerden edinmeleri sağlanabilir ama özellikle okul öncesi dönemde ve okul çağları başlangıcında cinsel eğitim konusunda en önemli bilgi kaynağı bizler olmalıyız.

Bilindiği gibi çocuklar her yaş döneminde meraklıdırlar, çok soru sorarlar ve her şeyin nedenini bilmek isterler. Anne babalar da genellikle bu sorulara yanıt vermekten yorulurlar. Ama aileleri en çok bunaltan sorular cinsellikle ilgili sorulardır ve ne yanıtlar verileceği konusunda tam bir karmaşa yaşanır.
Çocuğa açıklanacak bilgi ne olmalıdır, ne kadar olmalıdır ve ne yanıt verilmelidir?Bunlardan başka çocukla kim konuşmalıdır, yanıt verilecekse her şey bütün ayrıntılarıyla açıklanmalı mıdır, türü sorular bütün anne babaları ciddi anlamda zorlar. Sonuç olarak çocuğunuza nasıl dünyaya geldiğini anlatacaksınız. Üstelik çok küçük çocuklar bile artık onu leyleklerin getirmediğini biliyor. O sadece nasıl olduğunu bilmek istiyor.

NE YAPMALI?
Çocuklar cinsellikle ilgili olarak sorular sormaya başladığında yanıt vermeye başlamadan önce bazı kuralları dikkate almakta fayda var. İlk sorular genellikle çok küçük yaşlarda başlar ve direk sorularla gelir: Ben nasıl oldum? gibi.
Soru ne olursa olsun önce hangi yaş aralıklarında çocuklar bu tip sorular sorarlar sorusunun yanıtını bilmek gerekir.
Toplumlarda ama özellikle bizim gibi kapalı ve cinselliğin ayıp ya da yasak olarak görüldüğü toplumlarda yetişkinlerde görülen pek çok rahatsızlığın ve psikolojik bozukluğun arkasında cinsel bilgi eksikliğinin yattığı yapılan araştırmaların net sonucu olarak durmaktadır.

Zamanında, yeterli, sağlıklı ve yaşına uygun cinsel bilgilerle büyüyen çocukların yetişkin yaşlarında cinsel kaynaklı sorunlar yaşama olasılıkları neredeyse yok denecek kadar azdır. Artık her yaşta o yaşın gerektirdiği biçimde cinsel eğitim verilmesinin gerekliliği kesin olarak anlaşıldığından okullarda da bu tip bir eğitim uygulamasına geçilmiştir. Bu bir ölçüde anne babaların işini kolaylaştırmış görünse de henüz okula başlamamış çocukların da cinsel eğitime ihtiyaçları olduğunu unutmamak gerekiyor.

Demek ki öncelikli kural soru soran çocuğun yaşı ve sahip olduğu bilgi düzeyidir. Buna göre şöyle bir özetleme yapabiliriz. Çocukların sorgulama yaşı olan 3-4 yaşlarında bu tip soruların sorulduğu görülmekte ve bu sorular direk olduğu gibi çok basit sorular olmaktadır.
• Ben nasıl oldum?
• Ben nereden geldim?
• Bebek nasıl olur?
• Bebek karnından nasıl çıkacak?
• Bebek karnına nasıl girdi? Vb..
Çocuklar sordukları bu sorulara anında yanıt almak isterler bu da anne babaları çok zor durumda bırakır.
Özellikle sorular toplum içinde sorulmuşsa veya anne baba bu sorular karşısında hazırlıksızsa.

ANNE BABALARA ÖNERİLER
Genel olarak aileler cinsellikle ilgili sorularda hazırlıksızdırlar ve sorulara nasıl cevap vereceklerini bilemezler. Bu açıdan işinizi kolaylaştıracak bazı önerilerimiz olabilir:
Çocuklar her yaşta her tür soruyu sorabilirler. Şu yaşta şu sorular sorulur gibi kesin yargılarda bulunmak mümkün değildir. Bir çocuğun 5- 6 yaşlarındayken sahip olduğu bilgiye diğer çocuk 8-9 yaşlarına geldiği halde sahip olmayabilir ve aynı soru farklı yaş dilimlerinde sorulabilir.
Günümüzde teknoloji hızla geliştikçe ve bilgisayarlar küçük çocukların bile oyuncağı haine geldikçe çocukların ilk cinsel bilgileri doğru ya da yanlış olarak 9-10 yaşlar civarında öğrendiklerini görüyoruz. Çocuklar cinsel ilişkinin ne olduğunu 11 yaş civarı anlamaktalar ve bu yaşlarda sorulacak soruların daha ciddiye alınması gerekiyor.
O nedenle bu yaşlardaki sorularda daha çok gerçek anlamı öğrenmek istedikleri için çocuklara açıklama yaparken bilimsel kaynaklardan yararlanmakta fayda var.
Aile açıklamalarda zorlandığını düşünüyorsa birlikte bir kitaptan araştırma yapmak ve çocuğun doğru bilgiyi bu yolla edinmesini sağlamak en sağlıklı yol olacaktır.
Özellikle ergenlik çağına gelen gençlerin ailelerine bu yönde soru sorma gereği bile duymadıkları bir gerçek. Onlar ihtiyaçları olan bilgileri ve malzemeyi ellerinin altındaki bilgisayarları sayesinde bazen gereğinden de önce elde edebiliyorlar.
Bu nedenle çocuklara soru sormaya başladıkları ilk andan itibaren doğru ve tutarlı yanıtlar vermek çok önemli. Çocuk ilk bilgileri ailesinden almalı ve soruları ayıp ya da yasak diye geçiştirilmemeli. Çocuklar için ayıp kavramı yoktur. Biz doğru olanı yaşına uygun kelimelerle ve mümkün olan en basit haliyle anlatmak zorundayız.

ZOR SORULARIN ZOR YANITLARI
Yaşı büyük olan çocukların cinsellikle ilgili çok fazla soru sormadığını genellikle bu tip soruların okul öncesi ya da ilk öğretim ilk basamak çocuklarından geldiğini biliyoruz.
Çocuklar ne soruyorlar ve ne cevap vermeliyiz sorusuna net karşılıklar olması bakımından bazı örnekler vermekte fayda var.

Genellikle ilk sorular cinsiyet farklılıklarına yönelik olur;
Soru: Kızların niye pipisi yoktur?
Cevap: Kızlarla erkekler ayrı yaratılmışlardır. Kızların pipisi olmaz çünkü büyüyünce kızlar anne olurlar. Pipisi olsaydı anne olamazlardı.

Soru: Annelerin niye memesi olur?
Cevap: Anneler bebeklerini beslesinler diye göğüsleri vardır ve orada bebekleri beslemek için süt olur.

Soru: Ben nasıl oldum? (Ya da bebekler nasıl olur gibi sorular)
Cevap: Annenin içindeki yumurtayla (ya da tohumla), babanın yumurtası (tohumu) birleşince bebek oluşur. Bebekler de annelerinin karnındaki yuvada büyürler.

Soru: Annelerin karnı neden şişer, karnında ne var?
Cevap: Çocuklar annelerinin karnında büyürler. Annenin karnında bebeği koruyacak bir yuva var, sen de büyüyüp geliştiğinde hastaneye gittik ve doktorlar seni oradan çıkardılar.

Soru: Çocuk anneden nasıl çıkar? (Ya da doğmak ne demek?)
Cevap: Annelerde çocuğun dışarı çıkması için bir delik vardır. Bebekler çok küçüktür ve annedeki o delikten kolayca dışarı çıkabilir.

Soru: Bu balonu şişirebilir miyim? Bu ne işe yarar? (Prezervatif için)
Cevap: O balon değil ve şişmez. Biz şu an başka bir çocuk sahibi olmayı düşünmüyoruz. Bu yüzden babanla beraber yatarken, tohumlarımız birbirine karışmasın ve bebek olmasın diye baban bunu kullanıyor.

Soru: Eğer bebek yapmayacaksanız neden birlikte yatıyorsunuz?
Cevap: Anne babalar sadece bebek yapmak için beraber yatmazlar. Biz birbirimize sarılarak uyumayı seviyoruz.

Soru: Bu kadın ve adam ne yapıyorlar? (Televizyonda bir sevişme sahnesini gören çocuğun sorusu)
Cevap: Birbirlerine sarılmak ve kucaklamak istemişler. Kucaklaşıp öpüşüyorlar.

Soru: Fahişe ne demek?
Cevap: Bazı kadınlar tanımadıkları erkeklerle aynı yatakta yatarlar ve bunu para karşılığı yaparlar. Bu davranış hoş karşılanmaz ama onlar bu işi meslek olarak yaparlar.

Soru: Aşk yapmak (ya da sevişmek) ne demek?
Cevap: Kadın ve erkek ya da anne baba birbirine dokunmak, kucaklaşmak ve öpüşmek ister. Birbirlerini bu şekilde sevmek isterlerse buna sevişmek denir.

Soru: Benim vücudum niye büyüklerin ki gibi değil?
Cevap: Çünkü henüz küçüksün. Büyüdüğünde vücudun da büyüyecek ve büyüklerin vücudu gibi olacak.(Bu tip sorularda çok ayrıntıya girmeye gerek yok.)

Soru: Büyüklerin vücudunda niye tüyler var, niye benim tüylerim yok?
Cevap: Sen büyüdüğünde vücudun da büyüyecek ve bazı değişiklikler olacak. Vücudun bazı hormonlar üretecek ve o hormonlar senin vücudunda tüyler oluşturacak.

Soru: Ben de büyükler gibi öpüşebilir miyim (ya da sevişebilir miyim)?
Cevap: Çocuklar büyükler gibi böyle şeyler yapamazlar. Bunun için büyümeniz gerekir. Büyüdüğün zaman bir erkeği (ya da kadını) sevebilirsin ve onunla öpüşebilirsin.

Soru: Doğum yapmak ne demek? Nasıl doğum yapılır?
Cevap: Annenin karnında büyüyen bebeğin dışarı çıkmasına doğum yapmak denir. Annenin bacaklarının arasındaki bir delikten bebek dışarı çıkar. Bebekleri doktorlar dışarı çıkartabilir. Bazen annenin ameliyat edilmesi gerekir. Bunun için doktorlar annenin karnında küçük bir delik açarak bebeği dışarı çıkartırlar.

Soru: Doğum yaparken annenin canı yanar mı?
Cevap: Doğum yaparken anneler biraz ağrı duyabilirler, canları yanabilir. Ama bu kısa sürer ve anne bebeğini kucağına alınca bütün ağrıları biter. Doğum yapmak güzel bir olaydır, herkes çok mutlu olur.

Soru: Seks ne demektir? Seks yapmak ne demektir?
Bu çok önemli ve anne babayı çok zorlayan bir sorudur. Çocuklar genellikle 6-7 yaş civarındayken bu tip sorular sorarlar. 3-4 yaşındaki bir çocuk sorsa da ayrıntılı olarak açıklamak yaşını ve anlama düzeyini aşacağı için gereksizdir.
Yaşı daha büyük olan çocuklar artık cinselliğin ne olduğu konusunda bazı düşüncelere sahiptir. Bu düşüncelerinin doğru ya da yanlış olduğunu test etmek amacıyla bu tür soruları sormaya başlayan çocuklar konuyu gerçekten öğrenmek isterler. O nedenle cinsel ilişki doğru olarak anlatılmalıdır. Böyle değerlendirildiğinde yaş düzeyleri göz önüne alınarak iki ayrı cevap verilebilir:

Cevap 1 (Küçük yaş grubu için): Kadın ve erkek ya da anne ve baba birlikte oldukları zaman birbirlerine dokunmak ve kucaklaşmak isteyebilirler. Birbirlerini öpebilirler. Birbirlerine sarılarak ve dokunarak yatabilirler. Seks yapmak böyle bir şeydir.

Cevap 2 (Büyük yaş grubu için): Anne ve baba ya da kadın ve erkek birbirlerini çok sevdikleri zaman birbirlerine dokunmak ve sarılmak isterler. Beraber oldukları zaman babanın penisi annenin vajinasına girer. Bu seks yapmaktır. Sadece yetişkinler yapabilirler.
Bu sorular aslında tehlikeli sorulardır. Çocuktan böyle bir soru geldiğinde konu uzatılmadan ve kaçak cevaplar verilmeden net olarak açıklanmalı ama ayrıntılı konuşmalara girilmemelidir.

Soru: Kızlar neden ayakta tuvaletini yapamaz? Neden erkekler ayakta çiş yapabilirler?
Cevap: Çünkü kızların pipisi(penisi) yoktur. Erkeklerin pipisi olduğu için onların tuvalete oturmasına gerek yok. Ayakta da yapabilirler.

Çocuğun cinsel sorularını cevaplarken ayıp ya da yasak kavramının ardına sığınılmaması gerektiği unutulmamalıdır. Ayıp, bizim konuya yüklediğimiz bir anlamdan başka bir şey değildir. Çocuklar için ayıp yoktur ve onlar gerçekten de öğrenmek için sorarlar.
Yanıtından emin olmadığınız ya da cevaplarken sıkılacağınız sorular için bazı kaynaklardan araştırma yapmak yararlı olur. Bu konuda çocukların sorularına nasıl yanıtlar verilebileceğine dair hazırlanmış çok güzel kitaplar var ve anne babalar sıkıntılarını aşmakta bu kitaplardan yararlanabilirler.

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML