AYRILIKLARDAN SONRA BABA ÇOCUK İLİŞKİSİ

Baba çocuk ilişkisi

Baba çocuk ilişkisi

Evlilikler her zaman arzu edildiği biçimde devam etmeyebilir ve maalesef hiç istenmemesine rağmen ayrılıkla sonlanabilir.Evlilik kararı kadar boşanma kararı da normal ve belki de olması gereken bir karardır.Hatta zaman zaman yaşanan mutsuzluk boyutu o kadar yüksek ve yoğundur ki,bir arada olmak yerine eşlerin ayrılmaları daha sağlıklı olarak görülür.Arada çocukların da mutsuz olduğu ve belki de en çok mutsuz olanların çocuklar olduğunu düşündüğümüzde,sağlıksız bir aile ortamında yaşamak zorunda kalan çocukları korumak adına ayrılığın en doğru karar olduğu evlilikler vardır.Bu tip mutsuzluklarda ayrılmak tek çözümdür.

Ayrılık olsa da olmasa da aile olma kavramı içinde öncelik her zaman çocuklarda olmalıdır.Onlar bizim gelecekten emanet aldığımız ve yine geleceğe hazırlamamız gereken yavrularımız.Yaşanılan mutsuzluğun boyutu ne olursa olsun,eşler birbirlerinden boşanabilirler ama çocuklardan boşanmak söz konusu değildir. Anne baba olmak,ömür boyu sürecek ve ömür boyu taşınacak en önemli sorumluluğumuzdur.

Birbirimize karşı sorumluluklarımızla kıyaslanamayacak kadar hassas dengeler üzerine kurulu ebeveyn çocuk ilişkisinde en dikkat edilmesi gereken nokta eşlerin ayrılıkları sırasında çocuklarla olan ilişkinin de hassas bir duruma geldiğidir.Genellikle de bu nokta ayrılıklar sırasında hep en çok ihmal edilen taraftır.Bu noktada ayrılıkların kaderini de belki iki ayrı şekilde ele almak gerekiyor.

Birinci grup ayrılıklarda anne baba velayetin kimde olduğuna bakmaksızın çocuğun her iki tarafla da istenilen sıklıkta ve istenilen zamanda görüşmesine destek olurlar ki bizim de onayladığımız yol budur.Anne babalık kağıt üstünde resmi evraklarda yazılanlardan çok daha farklı bir yerdedir.

İkinci grup ayrılıklarda ise taraflar çocukları birbirlerini yıpratmak ve üzmek amacıyla koz olarak kullanırlar ve yasal görüşme sürecinde dahi görüşmelere engel olmaya çalışırlar ki burada asıl yıpranan,hasar gören çocuklardır ama hırs ve öfke o kadar gözlerini karartmıştır ki anne babalar bu durumu görmez ya da maalesef umursamaz davranırlar.

Özellikle yaşı küçük olan çocukların anneyle kaldıklarını ve babalarıyla belirli zamanlarda görüşme fırsatı bulabildiklerini biliyoruz.Bu durumda baba ve çocuk arasındaki ilişkinin istemesek de zarar gördüğünü göz önünde bulundurmak gerekiyor.Babanın ister kız,ister erkek çocuk olsun,önemli bir figür olduğunu unutmadan bir aile tutumu oluşturmak en doğrusudur.Babalar çocukların gizli kahramanlarıdır ve erkek çocuklar gelecekteki kişiliklerini ve kimliklerini oluştururken ilk ve en önemli model olarak babayı örnek alırlar. Üstelik bir erkek çocuğun büyüme aşamalarında babasından öğreneceği pek çok şey vardır.Aynı şekilde bir kız çocuğu da hayatının ilk aşkından, babasından karşı cinsle ilgili önemli deneyimler elde edecektir.Gelecekteki eşini babasından gözlemledikleriyle,öğrendikleriyle seçecektir.

Ayrılıklardan dolayı örneğin sadece hafta sonları babasıyla görüşen bir çocuk bu eksikliği farklı şekillerde yaşayacaktır.Öncelikle sınırlı sürelerle babasıyla görüşmek çocukta,kendisiyle az ilgilenildiği duygusu yaratacak ve annesine ve babasına kızgınlık duyacaktır.Bunun dışında; özgüven kaybı,içe kapanıklık,korkular ve takıntılar,çocukluk depresyonu,uyku bozuklukları,tırnak yeme,öfke nöbetleri,hırçınlık, saldırganlık,okul başarısında gerileme,dikkat eksikliği, çevresiyle iletişim sorunları,yeme bozuklukları gibi  bazı davranış bozuklukları ortaya çıkabilir.Çocuğun ihtiyaç duyduğu en önemli duygunun sevgi ve güven duygusu olduğu unutulmamalıdır.Aile içinde bozulan dengenin çocuk kadar baba için de olumsuz durumlar yarattığını görmezden gelemeyiz. Babanın çocukla olan ilişkisinde de ciddi hasarlar meydana gelebilir. Baba,çocuğunun gelişmesini ve büyümesini yeterince göremediği hissine kapılarak,suçluluk duygusu yaşayabilir.Çocuğuyla olan ilişkisindeki bu eksikliği ona abartılı oyuncaklar ya da kıyafetler alarak doldurmaya çalışır. Çocuğuyla olan kısıtlı görüşme sürelerinde onun her dediğini yaparak, çocuğunu mutlu ettiğini düşünür ama bir taraftan da içindeki ikileme çözüm bulmaya çalışır.Eski eşine yani çocuğunun annesine öfkelenebilir.Depresyon babaların da sıklıkla içine düştüğü bir duygu durum bozukluğu olarak dikkat çekicidir.

Her ayrılıktan sonra çocuklar ya da babalar mutlaka ciddi psikolojik problemler yaşarlar şeklinde düşünmek yanlış elbette.Ancak az ya da çok olumsuz etkilendikleri bir gerçek.Sağlıklı yürümeyen evlilikleri bitirmek en doğrusu olmakla beraber bütün mesele ayrılan anne babanın kendilerine çocuklarıyla beraber yaşayabilecekleri sağlıklı ortamlar yaratabilmesidir.Karşılıklı anlayış ve hoşgörü,ayrılık da olsa sorunların daha kolay çözümlenmesine uygun bir zemin hazırlayacaktır.

 

 

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML