MUTLU EVLİLİK İÇİN 50 YOL

Mutlu bir evlilik için

Mutlu bir evlilik için

Mutlu evlilik kimine göre bir hayal, kimine göre gerçek. Ancak bütün evliliklerin mutlu olmak üzere başladığı da bir gerçek.
Sevgiyle, aşkla evlenen kadınlar ve erkekler bir süre sonra mutsuz insanlar haline gelebiliyorlar. Evliliğe başlarken var olan ama zamanla kaybettiğimiz bir şey var demek ki, kaybettiğimiz o şey, bütün hayatın tadını kaçırabiliyor, sevdiğimiz insana eski sevgiyle yaklaşmamızın önüne geçiyor.

Peki, o şey nedir? Kimine göre sevgi, kimine göre aşk, huzur, güven, saygı…
Adı ne olursa olsun kaybedilen şeyleri daha baştan elimizde tutmayı başarabilirsek, mutlu evlilikten bahsedebiliriz.

Bazı uzmanlara göre aşkın ömrü üç yıl. Daha fazla sürmeyeceğini iddia ediyorlar. Belki o ilk iç kıpırtıları, o heyecanlar, dünyanın sekizinci harikasına bakar gibi hayran hayran birbirini süzmeler biter ama aşkın biteceğini iddia ederken bu kadar kesin yargılarda bulunmak da çok doğru olmaz. Belki aşk kavram olarak nitelik değiştirir. Ama içerik aynı kalır.

Gerçekten aşk varsa saygı da vardır, ilgi de vardır, sahiplenme de vardır ve bunları yok ettiğinizde geriye zaten ilişki adına da bir şey kalmaz.
Aşkın ömrünü tayin ederken, hala birbirine deli gibi âşık olan 40-50 yılı devirmiş ilişkileri nereye koyacağız? Ya da aşktan deli divane olarak birlikte olan ve 3 ay sonra birbirlerine sırtını dönüp giden insanların aşkını nasıl yorumlayacağız?

Aslında bütün mesele ayrıntılarda gizli. Evlilikte mutluluk için ayrıntılar çok önemli.

Yazar Pearl Buck’ın çok güzel bir sözü vardır: ‘Sevgi, sadece büyümesi durduğunda yok olur.’ Evlenirken var olan bütün güzel şeyler için, onları kaybetmemek için ve hatta daha da büyütmek için uğraşacağız.

Eğer emek harcamıyorsanız, ayrıntılara önem vermiyorsanız aşk biter.
Aşk için katkınız olmalı, çaba göstermelisiniz.

Demek ki evlilikte mutluluk için ilk kural, işleri oluruna bırakmamak, ’nasıl olsa beni seviyor, o benim eşim’ deyip, kulağımızın üzerine yatmamak.
Ayrıca mutluluğumuz için ve evliliğin heyecanını sürdürmesi için özen göstermemiz gereken önemli ipuçları var;

- Sürprizlerle birbirimiz şaşırtmak çok heyecan verici olabilir. Sürpriz yapmayı unutmayacağız.

- İş çıkışına yakın eşinizin işyerine ani bir baskın ve baş başa bir yemek şaşırtıcıdır ve romantik bir etki yaratır. (Mesai olup olmadığını önceden öğrenmekte fayda var tabi)

- Eşinizin işyerine küçük hediyeler göndermek de ilginç bir yöntemdir.

- Sabah kalktığında görebileceği her yere süslü kağıtlara yazılmış küçük notlar bırakmak son derece hoş olur.

- Eşinizin olumlu özelliklerini herkesin içinde duyurmak önemli bir etki yaratır. Onun beğendiğiniz yönlerini, sevimli bulduğunuz davranışlarını başkalarının yanında söylemek onu mutlu eder. (Biz genellikle tersini yaparız.)

- Akşamları TV karşısında geçen anlar hayatımızın boşa akıp gittiği anlardır. Artık millet olarak yapmayı unuttuğumuz karşılıklı sohbetler evlilik için en önemli şeydir. Birbirinizin beklentilerini de bu şekilde öğrenebilirsiniz.

- Bu öneri özellikle kadınlar için; eşinizle birlikte maç izlemek tahminlerinizin ötesinde olumlu bir etki yapar. Hele bir derbi maçıysa ciddi olarak hoşlanabilirsiniz bile.

- Çocuklarınız varsa ve ne kadar büyümüş olurlarsa olsunlar, onları evde bırakıp baş başa olabileceğiniz fırsatlar yaratmak çok önemli bir kuraldır.

- Yine uzun süreler vakit bulamasanız bile birkaç günlük tatil kaçamakları da mutlu evlilik için önerdiğimiz bir yöntemdir.

- İlla çok pahalı olması avuç dolusu paralar ödenmiş olması gerekmiyor ama birbirinize özellikle özel günlerde hediye almak mutlaka yapılması gereken bir davranıştır.

- Birbirinizi hoş ifadelerle çağırmak ve bunu da günlük yaşamda sık sık yapmak harika olur.

- Bir kadın evde atlet ve pijamayla dolaşan bir erkekten asla hoşlanmaz. Kıyafetlere, saç sakal bakımına önem vermek bir erkeğin önce kendisine, sonra eşine gösterdiği saygının işaretidir. Ev hali de olsa dış görünüşe dikkat etmek gerekiyor.

- Aynı şey bir erkek için de geçerli, bakımsız bir kadın kadar itici başka bir şey olamaz. Bu da illa ki pür makyaj olunacak demek değil, makyaj ve bakım farklı şeylerdir.

- Sürekli şikâyet eden, mutsuz, çok konuşan ve dedikodu yapan bir eş, beraber olduğu insanı kendisinden uzaklaştırır. Bu şekilde davranışların sonucu mutlu bir evliliğe gitmez.

- Evliliklerde tartışma olması son derece doğaldır ama bütün tartışmalar yatak odasının dışında kalmalıdır. Asla özel alanlara taşınmamalıdır.

- İki kişinin ilişkisi yine iki kişiyi ilgilendirir. Sorunlarınızı başkalarıyla paylaşmak, o insanlara ilişkinizde söz sahibi olma hakkı tanır. Bu da bir evlilik için en tehlikeli durumdur.

- Yaşanan sorunlar olsa bile, evlilikte en önemli şey iletişimdir. Aradaki iletişim asla kopmamalıdır.

- Çocuklar, evliliği kurtaracak can simidi değildir. Sorunlar varsa, önce çözümler bulunmadan çocuk sahibi olmamalısınız.

- Evlilik, iki kişinin bir kişi gibi yaşaması değildir. İki kişinin bir arada yaşayabilme becerisidir. Birbirinizin kişisel özelliklerini yok etmeye ya da ezmeye çalışmayın. Siz o özellikleri tanıyarak, severek birbirinizle evlendiniz.

- Birbirinizin kariyer planlarını ve çabalarını engellemeyin, eşinizin işinde yükselme hedefini destekleyin.

- Farklı ailelerden gelen, farklı beğenileri olan iki kişi olduğunuzu unutmadan birbirinizin zevkleriyle, ilgi alanlarıyla alay etmeyin ve eleştirmeyin.

- Hayat her zaman iyi sürprizler sunmaz insana. Zaman zaman aksilikler olduğunda, ters giden işlerin acısını eşinizden çıkarmayın. Aksine asıl böyle zamanlarda birbirinize ihtiyacınız olduğunu unutmayın.

- Üzüldüğünüzde, kızdığınızda bunu eşinizle paylaşın. İçinizde biriktirmek ve konuşmamak, ya da geçiştirmek tehlikelidir. Zaman içinde büyük sorunlara dönüşebilir. Anlatın, dertleşin, birbirinizle iletişim içinde olun.

- Önceliklerinizi iyi belirleyin. Evlendikten sonra önceliğiniz hala eşinizden başkaları ise orada sorunlar başlıyor demektir.

- İkinizin de aynı anda öfke duyduğu, kızgın olduğun anlarda mümkün olduğu kadar konuşmaktan kaçının, tartışmaya girmeyin. Durumu sakinleştikten sonra konuşmak üzere erteleyin.

- Ortak yaşam içinde alınan kararlar sadece ikinize ait olmalıdır. Ailelerin ya da arkadaşların karışmasına izin vermek çatışmalara yol açabilir.Bağımsız bir aile olmanız gerektiğini unutmayın.

- Fiziksel olarak her birimiz güzel göründüğümüzü ve bizi güzel bulanların varlığını bilmek isteriz. Birbirinize iltifat etmekten, fiziksel olarak güzel yönlerinizi övmekten kaçınmayın.

- Kin gütmek bir evlilik için en olumsuz duygu durumudur. Yaşanılan tatsızlık, tartışma ya da sorun ne olursa olsun mutlaka çözüme kavuşturun. Çözümsüz kalan her şey içten içe hırslanmanıza ve en yakınınıza, eşinize, hayat arkadaşınıza karşı kin duymanıza neden olabilir.

- Empati kurmak yani birbirinizin duygularını anlayabilmek, onun bakış açısıyla olaylara bakabilmek bir evlilikte olmazsa olmaz bir konudur. Karşısındaki insanı anladığını hissettirmek gerçekten çok önemlidir ve evlilikte uyumun ve mutluluğun en önemli koşuludur.

- Evlilikte monotonluğu durdurmanın yollarını bulun. Birbirinize anlatacak bir şeyiniz kalmamışsa acil olarak duruma müdahale etmeniz gerekiyor demektir. Birçok evliliği bitiren şey, bu konuşacak şeylerin tükenmiş olmasıdır.

- Özellikle çocuklar olduktan sonra, evlilikte eşlerin birbirlerine ayıracak vakitleri kalmaz. Aslında belki de en önemli nokta budur. Her ne olursa olsun mutlaka birbirinize ayıracak zamanınız olsun ve birlikte baş başa zamanlar geçirmeye özen gösterin.

- Birbirinizi şaşırtacak sürprizler yapın. Örneğin genellikle erkekten beklenen, hediye almak ya da bir yemek için yer ayırtmak gibi şeyleri kadının yapması son derece ilginçtir. Aynı şekilde bir kadının yapması beklenen çocukların okul, öğretmen görüşmelerine erkeğin gitmesi çok hoş bir sürpriz olur.

- Kabul etmek gerekir ki cinsellik evliliğin temel taşıdır. Cinsel sorunlar yaşıyorsanız bu sorunu çözüme kavuşturmak için kesinlikle geç kalmayın ve seks hayatınızla ilgili soru ya da sorunlarınızla ilgili olarak mutlaka bir uzmandan yardım alın.

- Seksi asla bir ceza olarak kullanmayın. Yatak odasına küs gitmeyin ve cinselliği birbirinize koz olarak kullanmaya kalkışmayın.

- Evlilik tek taraflı kararlar alıp, uygulayabileceğiniz bir beraberlik değildir. Önemli kararları mutlaka birlikte almalısınız. Çocuk sahibi olmak böyle bir karardır ve eşinizin istemediği bir anda tek başınıza böyle bir karar alıp uygulamak hem çocuğun hem de evlilik hayatınızın mahvolmasına yol açabilir.

- Zaman zaman ülkenin ekonomik gidişatıyla doğru orantılı olarak bazı mali sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bu durumda eşinizi suçlamak, yargılamak olabilecek en olumsuz durumdur. Karşınızdaki insana kendisini yetersiz hissettirecek davranışlar size de evliliğinize de olumlu etkiler yapmayacaktır. Bu dönemleri atlatılacak süreçler olarak görmelisiniz.

- Soru sormak karşınızdaki insan için son derece zorlayıcı bir durumdur. Sürekli sorulara muhatap olan kişi kendisini savunmaya başlar ve size yanıt vermek istemez. İlişkinizi germek istemiyorsanız eşinizle konuşmanın başka yollarını bulmaya çalışın ama soru sormaktan kaçının.

- Evde özensiz, dışarda abartılı giyinmek çok rahatsız edicidir ve özellikle eşinizin gözüne batar. O nedenle evinizde de giyiminize özen göstermek, birbirinize önem verdiğinizin de göstergesidir.

- Genellikle evliliğin ilk yılları, birbirini tanıma ve birlikte yaşamaya alışma dönemidir. Bu dönemlerde birbirinize güç gösterisine girmeyin, duruma göre davranın ve inatlaşmayın.

- Geçmişte yaşanmış kırgınlıklar, üzüntüler, tartışmalar varsa bırakın geçmişte kalsınlar. O tatsız anları ve olayları bugüne taşımayın, gündemde tutmayın.

- Birbirinizi bütün kişilik özellikleriyle beraber bir bütün olarak sevdiğinizi unutmayın. O nedenle de en küçük bir anlaşmazlıkta ya da tartışmada birbirinizi başkalarıyla kıyaslamayın. Başkalarını eşinize karşı yüceltmeyin.

- Evliliğin son derece ciddi bir kurum olduğunu ve en küçük sosyal yapı olarak toplumda büyük önem taşıdığını unutmayın. Evlilikle ilgili hiçbir konu şaka ya da alay konusu yapılmamalıdır. Bu konuda birbirinizin hassasiyetlerine özen gösterin.

- Evlilik bir ömür boyu beraber olmak amacıyla girilen bir yoldur. O nedenle boşanma sözcüğünü kullanmadan önce defalarca düşünün. Olur olmaz boşanmaktan söz etmeyin ya da bu yolla eşinizi tehdit etmeyin.

- Yaşanılan sorunlar ya da sıkıntılar ne olursa olsun, hemen bir başkasıyla paylaşmayın. Özellikle ilk anlatacağınız kişiler aile üyeleri olmasın. Aileler ister istemez kendi çocukları lehinde tavır alacaklardır. Bu da arada çatışmalara yol açar. Gerginlikleri daha çok artırır.

- Zaman zaman hepimiz hatalar yapıyoruz. Çocuklarımıza karşı, eşimize, ailemize karşı yanlış davranışlarda bulunabiliyoruz. Bütün mesele yanlıştan dönebilmek ve özür dileyecek olgunluğu gösterebilmektir. Yaptığımız yanlıştan dönmek ve karşımızdaki insandan özür dilemek büyük bir erdemdir ve aynı zamanda hem ona hem de kendimize olan saygımızın bir ifadesidir.

- Tartışmalarda sürekli suçlayıcı taraf olmak karşınızdaki insanı saldırganlaştırır. Tartışmaların tek taraflı olmadığını, en azından tek başına sürdürülemeyeceğini unutmayın. Her tartışmada sizin de payınızı vardır. Mümkün olduğunca kısa tutmaya ve suçlamadan konuşmaya çalışın.

- Eşinizle konuşurken, tartışırken, eleştiride bulunurken olayı kavgayla noktalamayın ve asla bağırmayın. Özellikle başkalarının yanında bu tip bir duruma düşmeyin. Hele hele birbirinize asla hakaret etmeyin.

- Bir evliliği yıpratan en önemli şeyler kıskançlıklar ve gereksiz alınganlıklardır. Kıskançlık güven eksikliğinin göstergesidir ve karşınızdaki insanı bunaltır. Alınganlıklar da sürekli açıklama yapmak zorunda bırakır. Bu tuzaklara düşmeyin ve eğer yenemediğiniz bu tip duygu durumları varsa mutlaka profesyonel destek alın.

- Çevrenize ve birbirinizin ailelerine, arkadaşlarına karşı tek ses, tek duruş tavrını sergileyin. Her birinizden ayrı görüş, farklı yorum geldiğini gören insanlar aranızda ortak noktalar olmadığını hissedecekler ve bu bazen yanlış sonuçlara yol açabilecektir.

Son olarak, evlilikte en önemli şeyin sevgi olduğunu unutmayın. Kayıtsız şartsız sevmenin ve bu sevgiyi göstermenin en güzel, en doğal yolu bunu dil ile ifade etmektir. ‘Nasıl olsa onu sevdiğimi biliyor.’ diye düşünmeyin. Sık sık sevginizi dile getirin ve ‘Seni Seviyorum’ cümlesini söyleyin. Bu cümle özellikle en gergin anlarda, tartışmanın ortasında mucizevi bir etki gösterir.

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML