ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

Öğrenilmiş Çaresizlik

Öğrenilmiş Çaresizlik

Bir laboratuarda deney yapılıyor. Akvaryumun içine bir büyük balık ve çokça küçük balık atılıyor. Bir süre sonra büyük olanlar acıktıkça küçükleri yiyor.
Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor ve akvaryum ikiye ayrılıyor.

Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor.

Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28 saat sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Ve sonunda cam bölmeyi kaldırıyorlar.

Görülüyor ki büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtiği halde onları yemek için en küçük bir hamle dahi yapmıyor. İşte bu deneyle ortaya konulan durum Psikolojide "öğrenilmiş Çaresizlik (şartlanma) olarak tanımlanmaktadır.

Araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne babasının "yapma, elleme, dokunma ...." gibi sözlerini duyuyor.
Böyle olunca da çocukta büyüyünce "yapamama", "edememe" özellikleri gelişiyor ve kendine güvenini yitiriyor.

Newton’a başarısının nedeni sorulduğunda söylediği şudur: "Tüm zamanım uğraştığım sorunlar üzerinde düşünmekle geçer. Benim özel bir yeteneğim yok; sadece tutku derecesinde meraklıyım."

Peki ama biz çocuklardaki bu merakı ne yapıyoruz?
'Sana kaç kere karıştırma dedim, ortalığı dağıtmamanı daha kaç kere söyleyeceğim, sen ne laftan anlamaz çocuksun?' cümlelerini biz çocukken çok duyduk ve muhtemelen anne babalarımızın kopyaları olarak bizler de çocuklarımıza söylüyoruz.
Sonra da 'çocuğum hiçbir şey yapmıyor, kendi işini bile yapmaktan aciz, her şeyi bizden bekliyor, sorumluluk almıyor, aslında çok zeki ama tembel, ah ah dünya umurunda değil' diye şikayet ediyoruz.
İyi de çocuklarımızı hala kuş gibi ellerimizle besleyip, hala biz giydiriyorsak, onun adına düşünüp, ödevlerini biz yapıyorsak, kısacası onlara büyümeleri için fırsat vermiyorsak başka ne bekliyoruz ki?

Sonra da sağdan sola merasimle dönen, son derece ağır düşünen, korkak, kararlar alamayan veya aldığı kararları uygulayamayan, bağımlı kişilikli çocuklar yaratıyoruz ve kendi yaptığımızdan şikayet ediyoruz..

Bu nasıl bir çelişkidir hiç düşünüyor muyuz?

 
 
 

 

Diğer Yazılar:

 

Tümünü Gör

MAKALELER
MAKALELER

Çocuk&Ergen, Yetişkin, Aile, Eğitim, Anne&Baba ... konulu makaleler.

VİDEOLAR
VİDEOLAR

Video arşivi, TV programları...

FOTOĞRAF GALERİSİ
FOTOĞRAF GALERİSİ

Sunum, seminer, söyleşi, eğitim çalışmalarımıza ait fotoğraflar.

BİZDEN HABERLER
BİZDEN HABERLER

Ne zaman neredeyiz? Bizi bu köşeden takip edebilirsiniz?

BASINDA BİZ
BASINDA BİZ

Bizimle ilgili basında yer alan haber, makale ve görseller...

 
 
 
 

Copyright © 2017 SERAP DUYGULU. Tüm hakları saklıdır. TEKSENWEB :: XML